Nagehan YETGİNER
OKUL ÖNCESİ DÖNEM ÇOCUĞUNA NASIL DAVRANILMALI

OKUL ÖNCESİ DÖNEM ÇOCUĞUNA NASIL DAVRANILMALI?

Bebeklik döneminin bittiği çocukluk döneminin başladığı ve 6 yaşına kadar sürecek olan okul öncesi dönemde çocuğun bedensel gelişimine dikkat ettiğimiz kadar sürekli değişen psikolojilerine de dikkat etmek gerekir. Bu dönemin çocuğu, artık anne babanın beklentileri doğrultusunda davranmak yerine evin patronu olup istediklerini anne babaya kabul ettirmek çabasındadır. Ya da daha önce bir şeyi denerken huzursuzluk yaratmadan destek görmeyi kabullenmiş çocuklar bu yaşlarına geldiklerinde her ne yapıyorlarsa kendi başlarına yapmakta ve kendi yeterliliklerini sergilemekte ısrar ederler.
Peki ebeveynler bu gibi durumlarla veya daha farklı davranışlarla karşılaştığında neler yapabilir?

 Bağımsızlığını Destekleyin
Bağımsızlığını, mümkün olduğunca da kendi başına bir şeyler yapmasını destekleyin ve temel becerilerini geliştirmesine yardımcı olun. “Daha küçüksün, yapamazsın” demek yerine yapabileceği bir şeyler bulun. Ona bol bol zaman verin. Onu ne kadar acele ettirirseniz, iş o kadar uzun sürecektir.
Çocuğa kendi becerilerini geliştirme zamanını ve pratik şansını vermek hem onun kendini daha özgüvenli hissederek daha uyumlu olmasına, hem de büyüdükçe birçok şeyi tamamıyla kendi yaparak hayatınızın kolaylaşmasına neden olur.
 Duygularını İfade Etmeyi Öğretin
Okul öncesindeki çocuklar hala kendisini ifade etmekte zorlandığı bir dönemdedir, bu da öfke krizlerinin en temel nedenlerinden biridir. Bunu engellemek için ona yapabileceğiniz en büyük iyilik, duygularını ifade etmeyi öğretmek ve duygularını görmezden gelmek yerine onaylamak olacaktır. Yani “Bunda üzülecek, kızacak ne var! Bebek gibi davranıyorsun! Erkek adam ağlamaz!” gibi yaklaşımlardan mümkün olduğunca kaçınıp, bunun yerine “Kızgın görünüyorsun, şu an parka gidemediğimiz için kızdın değil mi?” veya “En sevdiğin elbisen leke olduğu için şu an onu giyemiyorsun, üzgün olduğunu biliyorum.” gibi yönlendirmelerle, zaman içinde o da duygularını ve kendini daha iyi ifade edebilecek duruma gelecektir. Bu da duygularını daha rahat kontrol etmesini ve size güvenmesini sağlayacaktır.
 Az Televizyon, Bol Bol Oyun ve Hareket

Televizyon, tablet, telefon ve bilgisayar oyunları özellikle üç yaşından küçük çocukların sadece beyin gelişim potansiyelini engellemekle kalmayıp, davranışları üzerinde de olumsuz etki yaratıyor. Ekran önünde uzun zaman geçirildiğinde çocuğun mantık ve düşünme becerilerini kontrol eden beyin bölgesi tembelleştirirken, reaksiyonel alt beyin hiperaktif hale geliyor. Ayrıca çocuk ekran önünde uzun süre hareket etmeden durduğu zaman, sonrasında bir enerji patlaması yaşıyor, hareket etme ihtiyacı duyuyor, ama aile “dur, yapma, otur” gibi komutlarla hareketini engellediği zaman enerjisini atamamış olan çocuk hassas ve tepkisel hale geliyor.
 Sık Sık Bağlantı Kurun

Çocukların günlük hayattaki sorumlukları bazen aranızdaki bağın zayıflamasına, eğlendiğiniz ve birbirinizin keyfini çıkardığınız zamanların azalmasına sebep olur. İlişkiniz siz fark etmeden çoğunlukla “şunu yap, bunu yapma” şeklinde komut ve isteklerden ibaret hale gelir. Tüm günlük sorumluluklarınızla beraber, bu özel sevgi bağını da güçlü tutmak için onlarla özel ve kaliteli zaman geçirmek çok önemlidir.
Kaliteli zaman illa da çok uzun saatler geçirmek anlamına gelmiyor, o beraber geçirdiğiniz süre içinde ilginizi tamamen ona vermek anlamına geliyor. Bazen bir saniyelik sevgi dolu bir bakış, bir dakika sıkı sıkı sarılmak, 10 dakika beraber kitap okumak veya sevdiğiniz bir şarkıda beraber dans etmek kadar kısa ve basit eğlenceler bile çocuğunuzla olan bağınızın güçlü kalmasını sağlar ve onun da sizden bu özel ilgiyi almak için farklı tepkisel davranışlara girmesine gerek kalmaz. Ondan bir şey yapmasını istemeden önce onunla bağlantı kurarsanız, yani göz hizasına inmek, gözlerine bakmak, belki bir öpücük veya sevgi sözcüğü ile ilgisini çekerseniz, ardından talebinize uyum sağlama ihtimali daha yüksek olur.

 Seçim Hakkı Verin

Seçim hakkı olan çocuk kendini güçlü hisseder. Seçenek vererek, o farkında bile olmadan, ona daha fazla istediğiniz şeyleri yaptırmanız mümkün. “Mavi pantolonu mu istiyorsun, kırmızıyı mı?”, “Önce çorabını mı giymek istiyorsun, pantolonunu mu?”, “Brokoli mi istiyorsun, havuç mu?” Genelde en son söylendiği için, ikinci seçeneği seçme şansları daha fazla olur, o yüzden tercih ettiğinizi ikinci seçenek olarak sorabilirsiniz. 
 Sınır Çizin

Çocuğunuzun kendini güvende hissetmesi için belli sınırlar içinde büyümeye ve yeri geldiğinde “hayır” kelimesini duymaya ihtiyacı var. Ama sınır çizmenin de bazı taktikleri var. Sınır koymadan önce, isteğini anladığınızı ifade edin ve duygularını onaylayın. “Biliyorum şu anda o çikolatayı yemeyi çok istiyorsun, ama şu an yemek zamanı, yemekten sonra yiyebilirsin.” Veya kırılabilecek bir eşyaya dokunmak istiyor “hayır dokunma” demek yerine oynayacağı başka bir şey bulup “Bu oynamak için değil, ama şununla oynayabilirsin” diye yerine başka bir alternatif vermek daha az tepki vermesini sağlayabilir. En önemlisi, bunların da işe yaramadığı, ağlama ve öfke krizine girdiği durumlarda (ki bol bol olacak), sakinliğinizi koruyup, ona sarılın, ya da başını okşayın, yanında olun, sevgi gösterin, duygularını ona geri yansıtın. Sakinleşene kadar buna devam edin. Ama kesinlikle istediğine boyun eğmeyin. Çocuğunuzun bundan alacağı mesaj, ailenizde belli kurallar ve sınırlar olduğu, bunlardan ödün vermeyeceğiniz, ama çocuğunuz bu yüzden hayal kırıklığı yaşarken de, bu zor anında onun yanında olacağınızdır.
Öfke nöbeti, ağlama ve kriz anında ondan mantık beklemek, ona mantıklı açıklamalar yapmak, disiplin vermek ve bir ders öğretmeye çalışmak ancak durumu daha kötü yapar. Yanında olarak sabırla ağlamasının bitmesini ve sakinleşmesini bekleyin.
 Takdir Edin

Ebeveynler olarak çocuklarınıza en çok ilgiyi olumsuz davranışlarda bulunduklarında veriyorsunuz aslında. Çocukların aksi davranışlarının en büyük nedeni de bu. Mesela sessiz sakin oturmuş oynayan bir çocuğu “Aferin sana, ne güzel tek başına oynuyorsun, benim de bu arada yemeği pişirmeye zamanım oldu, teşekkür ederim kızım” demek pek aklımıza gelmez. Sonra çocuk bakar ki, pozitif davranış ona pek ilgi alaka getirmiyor, başlar bir bahane ile sorun çıkarmaya ve işte o zaman negatif de olsa bir çeşit ilgi görmüş olur. Çocuğun bir şeyi yapamadığı, beceremediği zamanlarda hemen olumsuz eleştiride bulunup olumsuz tepki vermek yerine, onun yapabildiği her davranışı ve her çabasını desteklemek gerekir.
 Örnek Olun

Çocukta görmek istediğiniz davranışları kendiniz sergiledikçe, bu davranışları onda daha çok göreceksiniz. Öfke nöbetlerinde sakin kalmayı başardığınız zaman sakinliğinizi, bağırdığınız zaman bunu örnek alacaktır. Sakin ve sabırlı ebeveyn olmanın temelinde de, hem bireysel hem de çift olarak kendi ihtiyaçlarınızı karşılamak için kendinize zaman ayırmak yatıyor. Arada sırada da olsa çocuğunuzdan ayrı zaman geçirmek, kendi ihtiyaçlarınıza odaklanmak ve deşarj olmak, zor anlarda çocuğunuza karşı sabrınızı yüksek tutmanıza yardımcı olur.

 Takım Olun

Anne ve baba olarak, çocuğun hangi davranışlarına karşı nasıl yaklaşacağınız konusunda önceden konuşup ortak bir noktaya varırsanız ve ortak hareket ederseniz, çocuk sizi bir takım olarak görecek, hem size olan güveni artacak, hem de manipulasyon çabaları zamanla azalacaktır.

tr_TRTurkish
tr_TRTurkish